Bibliyo
Admin
- Katılım
- 12 Ara 2024
- Mesajlar
- 214
- Tepkime puanı
- 2
- Aktiflik Süresi
- 2g 9s 16dk
- Puanları
- 18
- Web sitesi
- www.bibliyo.net
-
-
- Konu Yazar
- #1

Eskiler. . .
Saf ve temiz yürekli insanlar. Bugünün karmaşasından ve art niyetlerinden uzak, iyiliği ve şefkati ilmek ilmek gönüllerine işleyen o güzel insanlar. Giyim kuşamları bugünkü gibi tertemiz ve ütülü olmasa da, küçük kalplerindeki merhamet, kocaman yüreklerindeki sevgi her şeye bedeldi.
Eski sevdalar, eski gelenekler, eski bayramlar… Hepsi birer hazineydi. O dönemin sevdaları başka türlüydü; dile düşmeyen, yürekten hissedilen ve gönül gözüyle yaşanan türdendi. Bazen bir halı tezgahında dokunan bir sevda, bazen de eski bir Mardin sokağında birbirine hayayla bakamayan iki yürek…
Zamana meydan okuyan taş surlar bile o eski sevdaların tanığıydı. Yeter ki kulak verin onların dile gelişine. O taşlar şöyle derdi sanki:
"Taştan gayrısı olamadık ama, sevda gibi sevdalara şahit olduk. Aşkla imanını artırarak seven kadınları ve hayadan sükûta bürünen adamları gördük."
Bugün dünyamız öyle bir hale geldi ki, geçmişe özlem duymadan edemiyoruz. Büyüklerimiz hep anlatırdı: "Ah, o eski günler!" Zamana ayak uydurmak yerine keşke zaman bize ayak uydursa.
Ninelerimizin ve dedelerimizin anlattığı o masalsı geçmişe dönmek isterdik. Ama kim bilir, o günleri görseydik belki bir öncekini arardık. Çünkü zaman ilerledikçe dünya çirkinleşiyor. Biz bile gençlerimize sıkça söylemiyor muyuz: "Ah, nerede o eski günler!"
Eski sevdalar, eski bayramlar, eski dostluklar. . . . . .
Kimler hatırlıyor ?